MOKİD, tarımsal üretim yolculuğuna hazırlanıyor

Mardin’de kadın emeğini çalışma yaşamında görünür kılmak için mutfaklardan başlayan MOKİD, şimdi sözleşmeli tarımla kırsaldaki kadınların hayatına dokunmaya hazırlanıyor. Üretimden pazara uzanan zincirde kırsaldaki üretici kadınların ekonomik bağımsızlığını güçlendirmeyi amaçlayan MOKİD, dayanışma ve eşitlik mücadelesini toprağın bereketiyle buluşturacak.

Mehmet Nabi Batuk – Mardin

Mardin’de 2007’den bu yana kadınların sosyal, hukuki ve ekonomik haklarına erişimi için çalışan Mardin Ortak Kadın İşbirliği Derneği (MOKİD), yeni dönemde kırsaldaki kadın çiftçilerle sözleşmeli organik tarım projelerine yöneliyor. Yemek sektöründe kurduğu kooperatif ve restoranlarla kadın emeğini görünür kılan dernek, şimdi de tarımsal üretimden e-ticarete uzanan bir değer zinciri kurarak kadınların hem ekonomik bağımsızlığını hem de Mardin’in sürdürülebilir kalkınmasını güçlendirmeyi amaçlıyor.

MOKİD Başkanı Hülya Çelebioğlu, 2007 yılında toplamda 25 kadınla başladıkları yolculukta toplamda 38 kadına ulaştıklarını belirterek konuşmasına başladı. Bugüne kadar kadınların sosyal ve ekonomik alanda güçlenmesi için 59 projeyi başarı ile tamamladıkları kaydeden Hülya Çelebioğlu, “Derneğimizde sosyal çalışmacılar, avukatlar, psikologlar başta olmak üzere çok farklı sektörlerden kadınlar yer alıyor. Yürüttüğümüz faaliyetlerde bugüne kadar 72 bin kadına dokunduk. Avrupa Delegasyonu, Kanada, Amerika, İsveç, İsviçre Büyükelçilikleri, Sabancı Vakfı büyüme sürecimizde bizi destekledi. Çok sayıda dezavantajlı kadına mesleki gelişim kursları verdik. Takı, dikiş, okuma yazma kursları verdik. Ancak şunu gördük, ne kadar eğitim verirseniz verin, kadınların çalışacağı bir alan yaratamazsanız verdiğiniz hiçbir eğitimin önemi kalmıyor. Bu alanı yaratmak adına 2021 yılında harekete geçtik. Kadınların yemek sektöründeki avantajlarını bir fırsata dönüştürmek üzere çalışmalarımız başladı. O günden bu güne 2 restoran açtık. Bu restoranlarımızda toplam 38 dezavantajlı kadına iş kapısı açtık” dedi.

Restoranlarından birisinin Yenişehir diğerinin Eski Mardin’de yer aldığını ifade eden Hülya Çelebioğlu, kooperatifleşme sürecini şöyle anlattı: “ilk dönemlerde evden çalışma modeliyle Yemek Buluşmaları organize ediyorduk. Yaptığımız etkinlikler sesimizin duyulmasında önemli bir ses oldu. Pek çok kamu kurumundan toplu yemek teklifler aldık. Hem teklifleri değerlendirmek hem de evlerinde üretim yapan kadınların sektöre taşınması için 2022 yılında kooperatifleşme kararı aldık. İktisadi işletmemiz olan Kadın Dayanışma ve İstihdam Merkezi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ni (KADİM) kurduk. MOKİD Mutfak adıyla markalaştık. Kooperatifimizi kurduktan sonra 6 şubat depremleri yaşandı. Bu depremlerde Mardin’e yaklaşık 30 bin depremzedemiz geldi. Göç edenler arasında dezavantajlı grupların sayısı çok fazlaydı. Yurtlara alınamayan insanlar oldu. Dezavantajlı insanlarımıza destek olabilmek adına 36 gönüllümüz ile birlikte Yalımköy Taziye Evi’ni bir mutfağa dönüştürdük. Günlük olarak 1.000 kişiye 3 öğün yemek vermeye başladık. 30 gün boyunca desteğimiz devam etti. Bunu gören Almanya Açlıkla Mücadele Derneği (Welthungerhilfe) yetkilileri o dönemdeki desteğimizden ve organizasyonlarımızdan ötürü bizde mutfak desteğinde bulundu. 9 ay süren bir proje kapsamında dernekten aldığımız destekle birlikte ilk profesyonel MOKİD Mutfağı’nı kurduk. Burada ilk olarak 12 kadını istihdam etmeye başladık. İstihdam ettiğimiz kadınlar mülteci, şiddet yaşamış insanlardı. 9 ay sonra işletmemizin sürdürülebilirliğini sağlayarak kendi gücümüzle devam etmeye başladık.”

Mutfaklarımız sosyal tesisler olarak yapılandırıldı

Bütçelerinde sürdürülebilirliği sağlayınca Eski Mardin’de Artuklu İmparatorluğu döneminde inşa edilmiş kadim bir Mardin konağında 5 milyon TL yatırımla 2’nci mutfaklarını kurduklarını kaydeden Hülya Çelebioğlu, şöyle devam etti: “İstihdam ettiğimiz kadın sayısı 2’nci restoranımızla birlikte toplamda 25’e çıktı. Bu kadınlarımızın 19’u tam zamanlı çalışıyor, 6’sı ise yarı zamanlı olarak çalışıyor. Derneğimizde de 12 kadın aktif olarak çalışıyor. Biz şuanda 38 kişilik bir ekip haline geldik. Bu mutfakları kurarken ana hedefimiz para kazanmak değildi. Ana hedefimiz mutfaklarımızın sosyal bir tesis olmasıdır. Mardin’de ihtiyaç sahibi ailelerimize ücretsiz yemek desteklerimiz devam ediyor. Bunları askıda ekmek ve askıda yemek projelerimizle sağlıyoruz. Mutfaklarımızda ayrıca Mardin’deki diğer üretici kadın kooperatifleri tarafından üretilen ürünlerin satılacağı bir satış noktaları oluşturduk. Kadın kooperatiflerimizin ürünlerinden komisyon almıyoruz. Bu sayede üretici kadınlarımızın ürünlerinin satılabileceği bir zincir oluşturduk.”

Kadın üreticilerin işletme tecrübesi teknik eğitimlerle artırılıyor

Yarattıkları bu değer zincirinde kadın üreticilerine işletme eğitimleri de verdiklerini ifade eden Kadın Dayanışma ve İstihdam Merkezi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi (KADİM) Başkanı Hilal Burç, ise şunları söyledi:  “Çalıştığımız kadınlar ne yazık ki işletme bilgilerinin olmaması nedeniyle gelir ve gider dengelerini sağlayamıyorlar. Bazı kadın üreticilerimiz farkında olmadan zararına ürün satıyordu. Bu noktada gönüllü uzmanlarımız ile kadın üreticilerimize muhasebe, pazarlama ve sürdürülebilir üretim noktalarında teknik eğitimler veriyoruz. Ayrıca hem ulusal hem de uluslararası hibe ve teşvik programları ile ilgili üretici kadınları sürekli olarak bilgilendiriyoruz. Özellikle genç girişimci kadınlarımızın bu destek programlarına erişimi için mücadele ediyoruz. Biz sadece bizim kooperatif kazansın mantığıyla ilerlemiyoruz. İstiyoruz ki çalıştığımız tüm kadınlar güçlensin ve yarattığımız değer zincirine ortak olsun.”   

Sağlıklı tüketim akımlarına özel menüler oluşturuyor

MOKİD Mutfaklarında günlük olarak 35 farklı yemeğin çıktığını belirten Hilal Burç, özellikle kentin coğrafi işaretli lezzetlerinin de menülerinde yer aldığını söyledi. MOKİD Mutfaklarını Mardin’deki diğer restoranlardan ayıran en önemli farkın menülerimizde zeytinyağlı yemek çeşitlerinin bol olması olduğunu kaydeden Burç, “Biz yapana kadar Mardin’de hiçbir işletmenin menüsünde zeytinyağlı yemek yoktu. Ayrıca yeni nesil gıda akımları olan vejetaryen ve vegan yemek menüleri de oluşturduk. Eski Mardin’deki mutfağımızda ise ağırlıklı olarak yöresel yemek çeşitlerimizi çıkartıyoruz” diye konuştu.

Yeni hedefleri kadın çiftçilerle organik ve iyi tarım

Yeni dönemdeki en önemli hedeflerinin kadın çiftçilerle sözleşmeli organik tarım olduğunu ifade eden MOKİD Yönetim Kurulu Üyesi Deniz Beşenk de bu sayede kırsal bölgelerdeki kadın çiftçilerle temas kurmayı amaçladıklarını kaydetti. Restoranlardaki başarılarını tarlalara taşıyarak gıda zincirini ilk elden oluşturmayı amaçladıklarını dile getiren Beşenk, “Kooperatifimizin yeni hedefi birazda toprakla uğraşmak. Biz yemek sektöründe 2 restoranımızda faaliyet gösteriyoruz. Haliyle ciddi bir tarımsal ürün tüketimimiz var. Mutfaklarımızda yoğun tüketilen meyve ve sebzeleri artık kendimiz yetiştirmek istiyoruz. Özellikle iyi tarım ve organik tarım alanında faaliyet göstermeyi amaçlıyoruz. Bu sayede tarladaki kaliteyle birlikte yemeklerimizin de lezzetini artırmayı amaçlıyoruz. Hedefimizlerden birisi de dokunabildiğimiz kadar çok kadın çiftçiye ulaşmak. Kırsal bölgelerimizdeki kadınlarımız ile de güçlü bağlar kurmak istiyoruz. Sözleşmeli tarımda sadece yaş meyve sebze üretimi ile sınırlı kalmayacağız. Kurutmalıklar, baharat, konserve gibi ürünlerle portföyümüzü genişletmek istiyoruz. Bu alanda kendi üretim alanlarımızı da oluşturmak için çalışmalarımız devam ediyor. Bu alanda kamu kurumlarımız ile de yakın temasımız var. Arazi arayışımız devam ediyor. Ayrıca kırsal bölgelerde uzman gönülülerimizin saha kontrolleri sürüyor” dedi.

E-ticaret altyapısı için de hazırlıklar devam ediyor.

Sözleşmeli tarım ile birlikte eş zamanlı olarak kendi markalarıyla e-ticaret platformlarında yer alacaklarını belirten Deniz Beşenk,“Kadınların emeği ile şekillenen gücümüzü tam kapasite kullanmak istiyoruz. Hem yöresel lezzetlerimizi Türkiye’nin dört bir tarafına göndereceğiz hem de Mardin’in tanıtımına katkı sağlayacağız. Marka olabilecek ürünlerimiz üzerinde çalışmalarımız devam ediyor. E-ticaret uygun özel paketlemeler üzerinde çalışıyoruz. Mardin’de ne yazık ki profesyonel bir soğuk zincir sistemi yok. Çok lezzetli içli köfteler ve mantılar üretiyoruz ancak bu ürünlerimizi  hem Türkiye hem de dünya pazarlarına ulaştırabilecek lojistik altyapıya erişmekte güçlük çekiyoruz. Bu alanda e-ticaret platformlarının yaratacağı soğuk zincir ekosisteminden faydalanmak istiyoruz.”

Bunlar da hoşunuza gidebilir...