Şanlıurfa Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Kaya, artan girdi maliyetleri, iklim değişikliği ve kuraklık nedeniyle pamuk üretim alanlarının bu sezon yüzde 2-5 aralığında daraldığına dikkat çekerek, 3 milyon dekar alanda 1 milyon 500 bin tonun üzerinde kütlü pamuk rekoltesi beklediklerini söyledi.
Türkiye’nin pamuk üretimindeki %45’lik payıyla ülke liderliğini elinde bulunduran Şanlıurfa’da hasat sezonu hızla devam ediyor. Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamında geliştirilen sulama altyapısı sayesinde ciddi bir gelişim ivmesi kazanan Pamuk, sadece tarımsal gelir açısından değil; çırçır fabrikaları, iplik üretimi, tekstil sektörü ve lojistik gibi birçok yan sektörü de besleyerek Şanlıurfa ekonomisinin temel direklerinden biri haline geldi. Üstelik lif, çiğit, küspe gibi çok sayıda yan ürünle yem, yağ, hayvancılık ve sanayiye de doğrudan katkı sunuyor. Bu yan sektörler sadece Şanlıurfa için değil Türkiye için büyük bir ekonomik değer oluşturuyor. 2025 yılı pamuk sezonunu değerlendiren Şanlıurfa Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Kaya, pamuk ekim alanlarındaki gerilemenin bu sezon da devam ettiğini söyledi. Pamuk üreticilerinin, artan enerji ve girdi maliyetleri nedeniyle daha az riskli, alternatif ürünlere yöneldiğini ifade eden Mehmet Kaya, Sürdürülebilir pamuk üretimi açısından risklerin arttığını kaydetti. Son olarak Şanlıurfa Valiliği’nin pamuk üretimini ve kalitesini korumaya yönelik yayınladığı genelgeler sayesinde üretimdeki gerilemenin yavaşladığını belirten Başkan Kaya, “GAP’ın sulama altyapısı sayesinde Türkiye pamuk üretiminin yaklaşık %60’ı GAP bölgesinden sağlanıyor. Harran Ovası gibi sulamaya erişimi güçlü alanlarda üretim verimliliği ciddi şekilde arttı. Şanlıurfa’da yaklaşık 3 milyon dekar alanda 1 milyon 500 bin ton üzerinde kütlü pamuk üretimi bekleniyor. Ancak bu rakam, geçen yıla göre yaklaşık % 2-5 arasında oranda bir düşüşe işaret ediyor. Kuraklık, sulama maliyetlerindeki artış ve üreticilerin alternatif ürünlere yönelmesi bu düşüşün başlıca nedenleri arasında sayılabilir” dedi.
“Rekoltedeki kayıp oranı yüzde 4’ün altına indirilmeye çalışılıyor”
Akçakale, Harran Ovası, Ceylanpınar ve Suruç ilçelerinin yüksek verimlilikte öne çıkan ilçeler olduğunu vurgulayan Mehmet Kaya, “Bu bölgelerde yüksek verimli tohumların, deneme ekimleri beklentileri aşmıştır. Ayrıca, nöbetleşe ekim sisteminin benimsenmesi, toprağın besin değerini koruyarak sürdürülebilir üretimi destekliyor. Ayrıca, geçtiğimiz yıl Şanlıurfa Pamuğuna coğrafi işaret belgesi alınması ve İyi Pamuk Uygulamaları ve GAP’ın tamamlanması gibi sürdürülebilir tarım projeleriyle hem verim hem de kalite artışı hedefliyoruz. Ancak, iklim değişikliği, su kaynaklarındaki azalma gibi çevresel riskler, üretim verimliliğini tehdit ediyor. 2025 yılında özellikle iklim kaynaklı kuraklık ve artan sulama maliyetleri üretimi olumsuz etkiledi. Bununla birlikte biyolojik çeşitliliği koruma amaçlı tedbirler sayesinde, hastalık ve zararlılardan kaynaklı hasar minimum düzeyde tutuldu. Şanlıurfa Valiliği’nin genel emirleri doğrultusunda, hasat kayıpları %4’ün altına indirilmeye çalışılıyor. Ancak, yine de bilinçsiz pestisit kullanımı, su kaynaklarının azalması, verim üzerinde ciddi baskı oluşturmaya devam ediyor” diye konuştu.
“İlk fiyatlar, üreticilerin beklentilerini karşılayamadı”
Yeni pamuk sezonunun başında gündeme gelen fiyatların, üretici cephesinde beklentilerin altında kaldığını ifade eden Mehmet Kaya, şöyle devam etti: “Artan üretim maliyetleri, girdi fiyatlarındaki dalgalanmalar ve belirsiz piyasa koşulları nedeniyle çiftçiler, bu fiyatların kendilerine kazanç sağlamayacağı yönünde olduğunu ifade ediyor. Özellikle üretimden pazarlamaya kadar geçen süreçte karşılaşılan mali yük, çiftçinin kâr marjını ciddi şekilde düşürmüş durumda. Sektörde, bu yıl pamuk üreticisi açısından zorlu bir dönem diyebiliriz. Şanlıurfa Ticaret Borsası olarak bültenler aracılığıyla fiyat bilgilendirmesi yapıyor, lisanslı depoculuk ile ürün kayıplarını en aza indiriyoruz. Eğitim faaliyetleri ve üretici istişare toplantılarıyla kaliteyi ve üretim bilincini artırmayı hedefliyoruz. Şanlıurfa Valimiz Hasan Şıldak’ın öncülüğünde kentte başlatılan Pamuk Eylem Planı’nın yürütülmesi kapsamında destek sağlıyoruz, bunu yanı sıra TOBB ve TMO ile iş birliği içerisindeyiz. Bu vizyonla üyelerimize ve üreticilerimize destek olmaya devam ediyoruz.”
Şanlıurfa pamuğu ulusal pazarda iyi bir konuma yükseldi
Ürün kalitesi açısından Şanlıurfa Pamuğu’nun ulusal pazarda iyi bir konumda olduğunu dile getiren Başkan Kaya, ancak uluslararası rekabette, yerel üreticilerin güçlü üreticilere karşı bazı zayıf yönleri bulunduğunu kaydetti. Üreticilerin zayıf yönlerinin yüksek girdi maliyetleri olduğunu vurgulayan Kaya, “Üretim maliyetlerinin yüksekliği uluslararası piyasada rekabet kabiliyetimizi baskılayan önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Türkiye’de İzmir’den sonra sadece şehrimizde bulunan ve Şanlıurfa Ticaret Borsası tarafından kurulan akredite laboratuvar ŞUBLADAŞ, kalite kontrol sistemlerinin geliştirilmesi, tek balya uygulamaları coğrafi işaret çalışmaları ve markalaşma yönündeki stratejiler ile mevzuat iyileştirmeleri, uluslararası pazarda rekabet gücümüz açısından avantaj sağlayabilir. Bu açıdan Rekabetçi pamuk üretimi için kalite yönetimi, lisanslı depoculuğun yaygınlaştırılması ve üretici derneklerinin kurulması hedeflerimiz arasında. Pamuk sektör paydaşlarını bir araya getirmeyi, iklim ve maliyet kaynaklı sorunlara ortak çözümler üretmeyi amaçlıyoruz. Ayrıca coğrafi işaret ve markalaşma çalışmalarıyla Şanlıurfa pamuğunun bilinirliğini artırmayı hedefliyoruz” dedi.
“İklim değişikliği bölge ekonomisinin etkileyen yapısal riskler doğuruyor”
Pamuğun Şanlıurfa için yalnızca bir tarımsal ürün değil; aynı zamanda bölgenin ekonomik, kültürel ve toplumsal dokusunun temel yapı taşlarından biri olduğunu ifade eden Mehmet Kaya, şunları söyledi: “Bu stratejik ürünün sürdürülebilirliğini sağlamak, sadece çiftçiler açısından değil, sanayi, ihracat ve ulusal kalkınma açısından da kritik önemdedir. Günümüzde iklim değişikliği, azalan su kaynakları ve artan üretim maliyetleri gibi küresel sorunlar, pamuk sektörünü doğrudan tehdit etmektedir. Bu tehditler sadece tarımsal üretimi değil, bölge ekonomisinin bütününü etkileyen yapısal riskler doğurmaktadır. Dolayısıyla pamuk üretiminin geleceği, kamu kurumları, üreticiler, özel sektör ve sivil toplumun ortak akılla hareket etmesini ve çözüm odaklı politikaların hayata geçirilmesini zorunlu kılmaktadır. Sektörün tüm bileşenlerinin iş birliği içerisinde hareket etmesi, hem üretimde sürdürülebilirliği hem de Şanlıurfa pamuğunun ulusal ve uluslararası pazardaki konumunu güçlendirecek en önemli adımdır.”
