Sessiz şehir Halfeti’de 2022 yılından bu yana Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı özel konaklama tesisi olan Cevher Konağı, CK Avlu etabıyla genişledi. Cevher Mimarlık tarafından özgün taş dokusu, cephe oranları ve özel detayları ile yeniden hayat bulan CK Avlu, Fırat Nehri manzarasıyla sessiz bir tatil yaşamak isteyen misafirlerini ağırlamaya başladı.
Eski eser ve tarihi yapı konusunda uzman olan Cevher Mimarlık’ın Halfeti’deki misyon projesi olarak yeniden hayat bulan bir yapı olan Cevher Konağı, büyümeye devam ediyor. Halfeti’nin geleneksel sivil mimarisinin çok kıymetli örneklerinden biri olan konak 1800’lü yılların sonunda Ağarlardan Salih Ağa tarafından yaptırıldı. Halfeti’nin ilk 3 katlı yapısı olan konak, o dönemlerde Halep’ten gelen ustalar tarafından inşa edildi. Sonraki yıllarda birkaç kez el değiştiren sonra da kaderine terk edilen konak, 2016 yılında, Cevher Mimarlık tarafından satın alındı, projelendirildi ve aslına uygun bir şekilde onarımı gerçekleştirilerek, turizme kazandırıldı. 2022 yılından bu yana Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı özel konaklama tesisi olarak hizmet veren Cevher Konağı’nın 2’nci etabı CK Avlu markasıyla misafirlerini ağırlamaya başladı.

Cevher Mimarlık Genel Müdürü Yük. Mim. Hatice Kübra İlhan, CK Avlu’nun kendileri için bir büyüme kararından ziyade bir devamlılık kararı olduğunu belirterek sözlerine başladı. CK Avlu’nun hikayesinden başlayan Hatice Kübra İlhan, “İlk konağımızda misafirlerimiz kendilerini evinde gibi hissetmeye başladı. İnsanlar burada sadece konaklamıyor; sakinleşiyor, nefes alıyor, dinleniyor. Sohbetler uzuyor, sabah kahvaltıları terasta ağır ağır yaşanıyor. Bu deneyim büyüyünce, biz de aşağı kotta yer alan yapıyı yine kendi ruhuna uygun bir şekilde dönüştürmeye karar verdik. Halfeti öyle bir yer ki hiçbir yapıyı bir diğeriyle kıyaslayamazsınız, her yapının kendine özgü bir güzelliği ve özelliği vardır ve tüm yapılar birbirine saygılıdır. Çünkü yerin ruhuna uygun yapılanma tam da böyle bir şey, hiçbir yapı birbirinin manzarasını gölgelemez, tüm yapılar Fırat Nehri’ne göre konumlanmıştır. Cevher Konağı Avlu olarak isimlendirdiğimiz yapımız yine çok özel ve güzel bir Halfeti Evi. Kareye yakın bir formda avlusu olan, avlunun etrafında şekillenen odalardan oluşan, üst kotta bulunan Cevher Konağı’nın bulunduğu sokağa da adını veren Göksel ailesinin bir dönem yaşadığı bir yapı olarak biliniyor. CK Avlu’nun restorasyon sürecinde çizgimiz önceki projelerde olduğu gibi aynı kaldı. Yapımızın özgün taş dokusunu, cephe oranlarını ve detaylarını koruduk. Amacımız yeni yapmak değil; mevcut hafızayı sürdürmekti. Cevher Konağı’nı yalnızca bir konaklama işletmesi değil, yaşayan kültürel bir mekan olarak görüyoruz. Bu kültürün nefesini genişletmek istedik” dedi.
Küçük grup atölyeleri ve konuk buluşmaları gibi etkinliklere daha fazla alan açıldı
Cevher Konağı’nın başlangıçta 6 odalı, bir yapı olduğunu ifade eden Hatice Kübra İlhan, ikinci avlu düzeniyle birlikte 5 odalarının daha olduğunu söyledi. Bugün Halfeti’ye gelen misafirlere 11 odada toplam 24 yatak kapasitesi ile hizmet verdiklerini dile getiren İlhan, “Ancak şunu özellikle vurgulamak isterim: Bizim için kapasite bir sayı değil, bir denge meselesidir. Cevher Konağı hiçbir zaman kalabalık bir otel olmayacak. Biz Cittaslow Halfetide sessizin değerini koruyoruz. İkinci konağımız da birincisi gibi nefes alan, gündelik hayatın ritmine açık bir yer olarak kurgulandı. Yeni odalar elbette konaklama işlevi taşıyor; fakat yerel mimaride avlu günün her akışında kullanılan bir yaşam alanı. Yeni kapasiteyle birlikte uzun ve bir arada konaklama yapmak isteyen misafirlerimize imkan sağlamış olduk, küçük grup atölyeleri ve konuk buluşmaları gibi etkinliklere daha fazla alan açtık” diye konuştu.
Konaklarımız Halfeti’nin kültürel belleğini yansıtıyor
Cevher Konağı’nın Halfeti’de sahici olanın ve sadeliğin temsilcilerinden biri olduğunu vurgulayan Hatice Kübra İlhan, şöyle devam etti: “Biz burayı turistik bir tüketim alanı olarak konumlandırmadık. Tam tersine, bölgenin kültürel belleğini yaşatan, yerel üreticiyi destekleyen, misafire de ‘bu coğrafyanın hikâyesine dahil olma’ hissi veren bir yer olarak konumlandırdık. Biz yıllardır bölgede koruma-restorasyon projeleri hazırlıyoruz ve her yapıya kendi özelinde yaklaşıyoruz, çünkü her yapının hikayesi farklı. Amaç bu hikayeyi görünür kılmak ve gelen ziyaretçilere bunu doğru aktarabilmek. Turizmin burayı zorlamadan büyütmesi gerektiğine inanıyoruz.”
“En önemli hedefimiz büyümekten ziyade derinleşmek”
CK Avlu’nun da faaliyetlerine başlamasıyla birlikte istihdamlarında artış olduğunu, aynı zamanda yerel işletmelerle olan etkileşimlerinin daha da arttığını dile getiren Hatice Kübra İlhan, “Evet, istihdamımızda bir artış oldu. Ama sayıdan çok önemli olan şu; istihdam yerelden. Çünkü bu yapının ruhunu en iyi bu topraklarda büyüyen insanlar bilir. Yerel üreticilerden aldığımız ürün çeşitlendi, iş hacmimiz büyüdü ve bu büyüme yine bölgede kaldı. Bizim için bu en kıymetli taraf. En önemli hedefimiz büyümekten ziyade derinleşmek. Hikâye anlatımını güçlendirmek, misafir deneyimini kişiselleştirmek, kültürel üretimle turizmi birleştirmek, sessizliği, sadeliği ve özgünlüğü korumak, Biz kimseyle yarışmıyoruz. Bizim rakibimiz kendi özen seviyemizdir, yani yarın bugünden iyiysek doğru yoldayız demektir” dedi.
“Halfeti’nin kendisi gibi; derin, zarif, gösterişsiz, biraz suskun ama çok gerçek”
Cevher Konağı yalnızca bir yapı olmadığını ve insanların bu coğrafyaya temas ettiği bir ara durak haline geldiğini vurgulayan İlhan, şöyle konuştu: “Konaklarımız Fırat’a açılan bir pencere. Biz konaklarımızı ‘konaklama’ kelimesinin çok ötesinde, bir nefes alan mekân deneyimi olarak görüyoruz. Burası, şehrin koşuşturmasından kopup gelen insanların, avluda sabah çayını içerken hayatın başka türlü de olabileceğini hatırladığı bir yer. Cevher Konağı, Halfeti’nin kendisi gibi; derin, zarif, gösterişsiz, biraz suskun ama çok gerçek. Amacımız her misafirin burada kaldıktan sonra, kendi hikâyesine bir parça Halfeti katması, biz de bu hikayelere eşlik etmekten mutluluk duyuyoruz.”





