Tarsus’un kalbinde yer alan 17 tarihi konak restore edilerek uluslararası standartlarda bir otele dönüştürüldü. İnanç turizminin önemli noktalarından Saint Paul Kuyusu’nun hemen yanında Wyndham markasıyla yükselen tesis, kentin turizm ve sosyal altyapısına güçlü bir katkı sunarken, tarihi konaklar koruma altına alınarak geleceğe taşınıyor.
Mehmet Nabi Batuk / TARSUS
10 bin yıllık köklü tarihi ve zengin kültürel mirasıyla Anadolu’nun en kadim yerleşimlerinden biri olan Tarsus, turizm vizyonunu güçlendiren önemli bir yatırımla daha dikkatleri üzerine çekti. 9 yıl boyunca titizlikle yürütülen kapsamlı restorasyon çalışmaları sonucunda 19. yüzyıldan günümüze ulaşan 17 tarihi konak aslına uygun şekilde yeniden ayağa kaldırılarak turizm sektörüne kazandırıldı. Geçmişin izlerini taşıyan mimari dokunun özenle korunup modern konfor anlayışıyla harmanlandığı proje, yalnızca konaklama kapasitesini artırmakla kalmayıp Wyndham markasıyla kentin turizm çeşitliliğine, ekonomik hareketliliğine ve sosyal yaşamına da güçlü bir ivme kazandırdı. Tarihle geleceği buluşturan bu yatırım, Tarsus’un marka şehir olma yolculuğunda stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor.
İnanç turizminin kalbinde stratejik konum
Kızılmurat Mahallesi’nde, Hristiyanlığın en önemli figürlerinden Aziz Pavlus’un doğduğu evin bahçesinde bulunan Saint Paul Kuyusu’nun yakınında Wyndham Tarsus St. Paul Hotel olarak hayata geçirilen proje, 9 yıl önce başladı. Eski adliye binası ve bir dönem kentin sosyal hayatında önemli yer tutan sinema salonunun da aralarında bulunduğu yapılar, titiz bir restorasyon süreciyle yeniden ayağa kaldırıldı. Uzman restoratörler tarafından yürütülen çalışmalarda konakların özgün mimari özellikleri korunurken, el yapımı karo seramikler, ahşap tavanlar ve geleneksel avlular dönemin ruhunu yansıtacak şekilde yeniden düzenlendi. Modern tasarım unsurları ve teknolojik altyapıyla desteklenen tesis, misafirlerine hem otantik hem de çağdaş bir konaklama deneyimi vaat ediyor. Ayrıca toplantı salonu, restoranı, kafe alanları ve fitness merkeziyle hizmet veren tesis; iş amaçlı seyahat edenlerin yanı sıra kültürel keşif arayan ziyaretçilere de hitap ediyor.
Projenin en dikkat çekici yönlerinden biri, Saint Paul Kuyusu’na birkaç adım mesafede bulunması. Hristiyanlık dünyasında önemli bir hac merkezi olarak kabul edilen bu nokta, Tarsus’u uluslararası ziyaretçiler için cazip bir destinasyon haline getiriyor. Otel ayrıca Kleopatra Kapısı ve Roma Yolu gibi simge yapılara yürüme mesafesinde yer alarak kentin tarihi zenginliğini konuklarına doğrudan deneyimleme imkânı sunuyor.
Tarsus’un İlk Uluslararası Markalı Oteli
Açılışı 9 Mayıs 2025 tarihinde görkemli bir törenle gerçekleştirilen tesis, aynı zamanda Tarsus’un ilk uluslararası markalı oteli olma özelliğini taşıyor. Bu yönüyle ilçenin konaklama kapasitesini artırması ve bölge ekonomisine katkı sağlaması bekleniyor. Çukurova Uluslararası Havalimanı’nın faaliyete geçmesinin ardından artan turizm hareketliliği, Tarsus’u yeni yatırımlar için daha cazip hale getirirken; kentin marka değerini yükselten önemli adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.
Şehrin nitelikli konaklama ihtiyacına güçlü yanıt veriyor
Aynı zamanda Tarsus’un ilk şehir içi oteli olma özelliğini taşıyan tesis, kısa sürede yakaladığı yüksek doluluk oranlarıyla tarihi kentin uzun süredir hissedilen nitelikli yatak ihtiyacını önemli ölçüde karşılamaya başladı. Artan konaklama kapasitesi sayesinde hem yerli hem de yabancı ziyaretçilerin kentte daha uzun süre kalmasına imkân tanıyan yatırım, turizm gelirlerini artırırken bölge ekonomisine de canlılık kazandırıyor. İş dünyası için sunduğu konforlu konaklama ve toplantı imkânlarıyla iç ve dış ticari hareketliliği destekleyen tesis, Tarsus ve çevresindeki sanayi üretimine güçlü bir katkı sağlayarak kentin ekonomik ekosistemini daha dengeli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturuyor.
Tarihi ‘Tarsus Aile Sineması’ yeniden ayağa kaldırılacak
Tarsus’un kültürel hafızasında önemli bir yere sahip olan tarihi aile sineması da kapsamlı bir restorasyon süreciyle yeniden kente kazandırılmaya hazırlanıyor. Yamanyılmaz Ailesi tarafından başlatılan çalışmalar kapsamında yapı, özgün mimari dokusu korunarak modern bir konferans ve balo salonuna dönüştürülecek. Kentin sosyal ve kültürel yaşamına yeni bir soluk getirmesi beklenen proje; kongreler, toplantılar, davetler ve çeşitli organizasyonlara ev sahipliği yaparak Tarsus’un etkinlik altyapısını da güçlendirecek. Bu dönüşümün, turizm hareketliliğini desteklemesinin yanı sıra iş dünyası ve sosyal hayat için de yeni bir buluşma noktası oluşturması hedefleniyor.












