TMMOB Mersin İl Koordinasyon Kurulu, 30 Ocak’ta yaşanan sel felaketinin yalnızca meteorolojik koşullardan değil; hızlı nüfus artışı, çarpık kentleşme ve yetersiz altyapıdan kaynaklandığını vurgulayarak, kent için acil afet planlaması yapılması çağrısında bulundu.
TMMOB Mersin İl Koordinasyon Kurulu, Mersin merkez ile Mezitli, Toroslar ve Erdemli ilçelerinde etkili olan şiddetli yağışların ardından meydana gelen sel ve taşkınlara ilişkin hazırladığı raporu kamuoyuna açıkladı. Raporda, yüksek kesimlerde eriyen karların sağanak yağışlarla birleşmesi sonucu derelerde debi artışı yaşandığı belirtilirken, iklim değişikliğinin etkileriyle birlikte düzensiz yapılaşma ve dere yataklarına müdahalenin felaketin boyutunu büyüttüğüne dikkat çekildi. Raporda, Mersin’in son 30 yılda aldığı yoğun göç nedeniyle hızlı nüfus artışı yaşadığı ve buna bağlı olarak çarpık kentleşme sorunlarıyla karşı karşıya kaldığı belirtildi. Yüksek kesimlerdeki karların erimesi ve sağanak yağışların birleşmesi sonucu derelerde debi artışları yaşandığı, bunun da kent genelinde noktasal taşkınlara yol açtığı ifade edildi.
Akdeniz iklimi ve meteorolojik koşullar etkili
Mersin’in tipik bir Akdeniz kenti olduğuna dikkat çekilen açıklamada, alçak ve yüksek basınç sistemlerinin oluşturduğu meteorolojik koşulların sel ve taşkınlar için uygun bir zemin hazırladığı kaydedildi. Kentte 1968, 2001, 2012, 2016 ve son olarak 2026 yıllarında yaşanan yağışların yüksek sel riski taşıdığı hatırlatıldı. Ocak ayının ikinci yarısında etkisini artıran yağmur ve kar yağışlarının, derelerin kapasitesini aşan akıntılara neden olduğu belirtilirken; kuzeyden gelen soğuk hava ile nemli ve ılık havanın karşılaşmasının kıyılarda şiddetli yağışa, yüksek kesimlerde ise yoğun kar yağışına yol açtığı vurgulandı. Arslanköy, Kızılbağ ve Fındıkpınarı çevresinden doğan derelerin Mezitli Deresi’nde birleştiği, 1500–1000 metre rakımlı bölgelerde eriyen karların yağmurla birleşerek büyük su kütleleri halinde yerleşim alanlarına yöneldiği aktarıldı.
Meteoroloji verilerine göre 1990–2025 normallerine kıyasla özellikle 2015’ten itibaren sıcaklıkların 1–1,5°C arttığına dikkat çekilen raporda, küresel sıcaklık artışına bağlı olarak aşırı kuraklık ve ekstrem yağışların daha sık görülmeye başladığı belirtildi. İstanbul, Bartın, İzmir ve Bodrum gibi sahil kentlerinde yaşanan ani sağanakların Mersin’de de kalıcı bir hava olayı haline geldiği ifade edildi.
“Geçmişteki Uyarılar Hâlâ Geçerli”
TMMOB’a bağlı odaların 2001 ve 2016 yıllarındaki sel felaketlerinden sonra hazırladığı raporların hâlâ geçerliliğini koruduğu belirtilerek, son afetin geçmişteki hataların devam ettiğini gösterdiği kaydedildi. 1990’lı yıllardan sonra hızla büyüyen kentte dere ıslahı ve altyapı çalışmalarının yetersiz kaldığı ifade edilen raporda, özellikle GMK Bulvarı altındaki dere yataklarının genişletilmemesinin risk oluşturduğu vurgulandı. DSİ tarafından “taşkın saha” olarak işaretlenen alanlarda çok sayıda yapının bulunduğu, mevcut imar planlarının ise yapıların ekonomik ömrünü tamamlamasını beklediği belirtildi. Mezitli Deresi taşkın sahası bu durumun en çarpıcı örneklerinden biri olarak gösterildi. Dere ıslahında beton ve taş duvarların suyun toprak tarafından emilimini engellediği, tampon alan bırakılmamasının can ve mal güvenliğini tehdit ettiği ifade edildi. Bunun yerine dere kenarlarının açık bırakılarak peyzaj alanı olarak düzenlenmesi, kademeli yeşil alanların oluşturulması ve “mavi-yeşil altyapı” sistemlerinin hayata geçirilmesi önerildi. Yağmur suyu bahçeleri gibi tasarımların suyun tutulmasına ve yer altı sularına karışmasına katkı sağlayacağı, aynı zamanda afet anlarında toplanma alanı olarak kullanılabileceği dile getirildi.
“Afet Senaryoları Hazırlanmalı”
Açıklamanın sonunda, artan yağışların afete dönüşmesinde düzensiz yapılaşma, dere yataklarının imara açılması, akış yönlerinin değiştirilmesi ve uzun vadeli iklim projeksiyonlarının dikkate alınmamasının önemli rol oynadığı belirtildi.
TMMOB Mersin İl Koordinasyon Kurulu, “Yaşadığımız afet ne ilk ne de sondur” uyarısında bulunarak, tüm kamu kurumlarının ortak bir yaklaşımla ileriye dönük afet senaryoları hazırlaması ve gerekli önlemleri ivedilikle hayata geçirmesi çağrısı yaptı.
