Tarsus iş dünyası, 2025’te yüzde 10 büyüdü

Tarsus Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı H. Ruhi Koçak, Tarsus’ta kümelenen iş dünyasının büyümeye devam ettiğini ifade ederek 2025 yılında tarihi kentteki şirket sayısının yüzde 10 oranında büyüdüğünü ve kentin ticaret hayatına 600’e yakın yeni şirketin dahil olduğunu kaydetti.

Tarsus Ticaret ve Sanayi Odası Ocak Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Hüsnü Yağcı başkanlığında gerçekleştirildi. Yılın ilk meclis toplantısında, sektör temsilcilerinin sahadan gelen değerlendirmeleri ele alınırken, Tarsus TSO’nun 2026 yılına yönelik ekonomik ve sektörel vizyonu da kamuoyu ile paylaşıldı. Toplantıda söz alan Meclis Üyeleri, temsil ettikleri sektörlerde yaşanan güncel sorunları, beklentileri ve çözüm önerilerini meclis gündemine taşıdı. 2026’ya güçlü bir vizyonla ilerlediklerini ifade eden Tarsus TSO Yönetim Kurulu Başkanı H. Ruhi Koçak, Odanın yürüttüğü faaliyetler hakkında meclis üyelerini bilgilendirdi. 2025 yılının küresel ölçekte ekonomik dengelerin yeniden şekillendiği, üretim ve ticaret kararlarının teknoloji, tedarik zinciri güvenliği ve sürdürülebilirlik ekseninde yeniden tanımlandığı bir dönem olduğunu söyleyen Başkan Koçak, dijitalleşme, yapay zekâ destekli üretim ve yeşil dönüşümün ülkeler ve şehirler için artık zorunlu rekabet alanları haline geldiğini ifade etti. Türkiye ekonomisinin 2025 yılında uygulanan ekonomik program çerçevesinde bir denge ve toparlanma sürecine girdiğini kaydeden Koçak, yılın ikinci yarısından itibaren ekonomik istikrar açısından önemli kazanımlar elde edildiğini dile getirdi.

Tarsus Ticaret ve Sanayi Odası olarak bu şehrin sahip olduğu güçlü ekosistemin yalnızca bir parçası değil, aynı zamanda yönlendirici bir aktörü olduklarını vurgulayan H. Ruhi Koçak, üyelerin rekabet gücünü artıran, ihracatı geliştiren ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyen çalışmaları 2026 yılında da kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti. Oda üye yapısında her yıl ortalama yüzde 10’luk bir artış yaşandığını belirten Başkan Koçak, bu gelişmenin Tarsus sanayisinin yeniden canlandığının somut bir göstergesi olduğunu ifade ederek,  “Her yıl düzenli olarak yüzde 10 civarında bir üye artışı yaşıyoruz. Bu, tesadüfi bir büyüme değil, Tarsus sanayisinin yeniden doğduğunu ve üretim gücünü artırdığını gösteriyor. Kurulan şirket sayılarındaki artışa da dikkat çekici bir şekilde devam ediyor. Tarsus’ta 2025 yılında yaklaşık 600 yeni şirket kuruldu. Buna karşın kapanan ya da kaydını sildiren şirket sayısının çok daha düşük seviyelerde kaldı. Bu tabloyu, kent ekonomisinin sağlıklı ve sürdürülebilir bir büyüme sürecinde olduğunun göstergesi olarak değerlendiriyoruz” dedi.

Tarsus, Doğu Akdeniz’in merkezi olma yolunda ilerliyor

Bu küresel ve ulusal tablo içinde Tarsus’un, Marmara Havzası’na sıkışan üretim ve lojistik yapısına güçlü bir alternatif olarak öne çıktığını vurgulayan H. Ruhi Koçak, ilçenin sanayi, tarım, lojistik ve insan kaynağını bir araya getiren güçlü bir ekosisteme sahip olduğunu söyledi. Tarsus sınırları içinde faaliyet gösteren Mersin OSB, Tarsus OSB ve Türkiye’nin ilk gıda ihtisas organize sanayi bölgesi olan Tarsus Tarımsal Ürün İşleme İhtisas OSB’nin (TÜİOSB) üretim altyapısının temelini oluşturduğunu belirten Başkan Koçak, “Dünya ölçeğindeki yatırımlarda Tarsus’un tercih edilmesi şehrimizin rekabet gücüne duyulan güvenin göstergesidir. Sanayi bölgelerimizin yanı sıra tarımı teknolojiyle buluşturan Türkiye’nin ilk ve tek Tarım Teknoparkı olan Mersin Agropark’ımız AR-GE çalışmaları ve iklim değişikliğine uyumlu ürün desenleriyle dışa bağımlılığı azaltmayı hedefleyen çalışmalarını sürdürüyoruz. Bu yapı Tarsus’u yalnızca bir üretim alanı değil, aynı zamanda bilgi üreten ve ihraç eden bir merkez konumuna taşıyor. Kentimizin lojistik altyapısı açısından Uluslararası Çukurova Havalimanı’nın Tarsus’a stratejik bir üstünlük kazandırdı. Yüksek kargo kapasitesi ve geniş gövdeli uçak altyapısı sayesinde tarım ve sanayi ürünlerinin küresel pazarlara daha kısa sürede ulaştırılabiliyor” diye konuştu.

UTTS ve finansal uygulamalar sektörün gündeminde

Yönetim Kurulu Üyesi ve Meclis Üyesi Nihat Kürklü, Ulusal Taşıt Tanıma Sistemi (UTTS)’nin sektöre olan etkilerini değerlendirdi. Kürklü, sistemin sektöre sağladığı kayıt ve denetim avantajlarının yanı sıra, uygulama sürecinde yaşanan teknik ve idari sorunlara dikkat çekti.

Metal ve plastik sektöründe rekabet baskısı

Meclis Üyesi Hamis Özdemir ise metal ve plastik sektörlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özdemir, küresel rekabet koşullarının giderek sertleştiğine dikkat çekerek üretim kapasitesinin korunması ve ihracat pazarlarının sürdürülebilirliği için destek mekanizmalarının önemine vurgu yaptı.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...